Diyetiniz İçin İhtiyaç Duyduğunuz Herşey Burada!
Search
Generic filters
Sepetim
0,00 
Sepetim
0,00 
Blog
blank

Besin Destekleri Ve Kullanımlarına Dair İpuçları

  • Magnezyum

Sert kabuklu meyveler, kurubaklagiller, yeşil yapraklı sebzeler ve tam tahıllı ürünler magnezyumun en iyi kaynaklarıdır. Fakat tahılların öz ve kepeğinin ayrılması magnezyum içeriğini azaltır. Diyetteki emilim oranı %50’dir. Yüksek posa alımı emilimini azaltır. Kan dolaşımıyla böbreklere giden magnezyumun %65’i geri emilir. Günlük 30 gram protein alımında emilim azalırken; 94 gram alındığında idrarla alım atmıştır. Kalsiyuma benzer olarak sitrat, biglisinat ve amino asit şelatları okside formlarına göre daha iyi emilip tolere edilebilir.

 

  • Kalsiyum

Kalsiyumun kaynakları belirlenirken emilmeyi etkileyen etmenlerin de birlikte düşünülmesi gerekir. Kalsiyum için en iyi kaynaklar emilebilen kalsiyumu en çok içeren yiyeceklerdir. En iyi kaynaklar süt ve türevleridir. İyi kaynaklar ise pekmez, susam, fındık, fıstık vb. yeşil yapraklı sebzeler, kurubaklagiller ve kurutulmuş meyvelerdir. Kalsiyumun ince bağırsaklardan emilmesi ve vücutta birikmesi bireyin gereksinimine göre değişir. Gereksinimin arttığı durumlarda daha çok kalsiyumun emildiği belirlenmiştir. Kan sulandırıcı alan bireyler dışında, K vitamini ile birlikte verilmesi hiperkalsemi riskini azaltabilir.

 

  • Çinko

Çinko, yiyeceklerimizin çoğunda bulunur, fakat bunların bazılarındaki çinkodan insanın yararlanması güçtür. Hayvansal yiyeceklerdeki çinkonun emilimi genellikle bitkisel yiyeceklerdekinden daha yüksektir. Yalnız bitkisel besinler alındığında diyetteki çinkonun emilimi %10 civarındayken karışık, dengeli bir diyetteki çinkonun emilim oranın %40’a çıktığı belirtilmiştir. Kalsiyum-fitat bileşiği çinko ile birleşerek emilemeyen bileşik ortaya çıkmaktadır. Diyetteki fazla miktardaki fosfatların, bakır ve demirin de çinkonun emilimini azalttığı bilinmektedir. Demirin çinkoya olan oranı 3:1’in üstüne çıktığında çinko emilimi azalmaktadır.

 

  • Demir

En çok kuru kayısı ve kuru üzüm gibi kurutulmuş meyveler, kırmızı et, karaciğer, pekmez, yumurta ve balık zengin kaynakları arasında yer almaktadır. İnce bağırsağın yukarı kısmından emilir. Hem demir(hemdemir=hayvansal kaynaklı) kolay emilir. Emilim oranı yaklaşık %25’tir. Hem olmayan demir(nonhemdemir= bitkisel kaynaklı) mide salgısı, askorbik asit ve diğer organik asitlerle indirgenerek emilir. Bunların yetersizliğinde emilim oranı %5 civarındadır. C vitamini içeren besinler demirin emilimini artırır.

 

  • Selenyum

Brezilya cevizi selenyumun en iyi kaynağıdır. Zengin kaynakları; deniz ürünleri, böbrek, yürek ve diğer etlerdir. Selenyum ve E vitaminin sinerjistik etkileşimi vardır ve beraber alınması daha iyidir. Diyette yeterince E vitamininin bulunduğu durumlarda selenyumun büyüme etkeni olduğu araştırmacılar tarafından kanıtlanmıştır.

 

  • B12 Vitamin

Hayvansal kaynaklı besinlerde bulunur. Protein, folik asit ve A vitamini gibi besin ögelerinin yetersizliği vitamin B12’nin emiliminde olumsuz rol oynar. Aşırı C vitamini alımı, vitamin B12’nin biyoyararlılığını azaltır. Yaşlı kişilerde mide salgısının azalması sebebiyle B12’nin emilim hızının düştüğü bilinmektedir.

  • C Vitamini

Genellikle yeşil sebzeler, turunçgiller, domates ve maydanoz gibi yiyecekler C vitamininden zengindir. Ayrıca kuşburnu gibi bazı yabani bitkilerin meyvelerinin C vitamini açısından zengin olduğu bilinmektedir. Besinlerdeki C vitamini vücuda alındıktan birkaç saat sonra ince bağırsaklardan emilir. Günlük 64 mg ve daha az vitamin alındığında bunun %98’i emilirken alınan miktar 180 mg olduğunda %75’i emilir. Besinlerle alınan C vitamini, saf olarak alınan formundan daha iyi emilir.

 

  • D Vitamini

Balık yağı dışındaki doğal yiyeceklerde D vitamini çok az bulunur. Vitamin D yağlarla birlikte emilip taşınmaktadır. Bu nedenle D vitaminin emilimi için yağ ve safra gereklidir. Yağsız diyetlerde D vitamini emilmesi güçleşir. Safra yokluğunda da emilme bozulur. Kolekalsiferol (vitamin D3) en sık desteklenen formudur ve temel kaynağı balık veya kuzudur. Ergokalsiferol (vitamin D2) vejetaryenler ve veganlar için daha uygundur.

 

  • K Vitamini

Hayvansal ve bitkisel yiyeceklerin çoğunda bulunur. En zengin kaynakları; yonca, ıspanak vb. yeşil yapraklı sebze ve otlar, kurubaklagiller, kahve, çay ve balıklardır. Balıktan elde edilen formuna vitamin K2 denmiştir. İnce bağırsaktan yağ içerisinde safra tuzlarının yardımıyla emilir. Emilim oranı diyetin yağ içeriğine göre %20-70 arasında değişir. Emilmeyen vitamin K, gaita ile atılır.

 

  • Folik Asit

En çok yeşil yapraklı sebzelerde, karaciğerde ve kurubaklagillerde bulunmaktadır. Suda eriyen bir yapıya sahiptir. B9 vitamini olarak da bilinir ve %80’i ince bağırsakta emilir. En etkin formu tetrahidrofolik asittir. Aktif forma dönüşebilmesi için C vitaminine ihtiyaç duymaktadır. Düşük folat seviyeleri; düşük doğum ağırlığına sahip bebeklere, düşüklere ve erken doğum gibi durumlara yol açabilir.

 

  • Omega-3

Balıkta,belirli bitki ve yemişlerde bulunan bir yağ asididir. Vücut kendisi üretmediği için mutlaka dışarıdan alınması gerekir. Yağ omega-3’lerin emilimini arttırır. Dolayısıyla bu takviyeleri yağ içeren bir yemekle almak en iyisidir. Eğer balık tüketmeyen sağlıklı biriyseniz günde iki kapsül almak gerekir. Haftada 400 gram kadar balık tüketiyorsanız takviye olarak Omega 3 alınmasına gerek yoktur.

 

  • Multivitamin

Multivitaminler, birçok farklı vitamin ve mineral içeren takviyelerdir. Aslında sağlığınız için gerekli olan besin maddelerini meyve ve sebze açısından zengin sağlıklı bir diyetle almanız tavsiye edilir. Fakat günlük kullanacağınız bir multivitaminle tamamını aldığınızı garantilemiş olursunuz. Vücutta depolanan A, D, E, K  vitaminleriniz yüksek düzeyde ise multivitamin size toksik etki yapabilir Vitaminlerde yüksek doz zararlıdır. Akşam tüketilen multivitamin çarpıntı ve uykusuzluk yapabilir.

 

  • Kurkumin

Zerdeçalda ana biyoaktif madde olarak bulunur. Anti-inflamatuar özelliklere sahiptir. . Emilimi azdır. Bu yüzden  %95 saf kurkuminden ve emilimi daha fazla olan ve eş değer ağırlığı zerdeçaldan daha fazla olan yüksek oranda emilebilir bir formun kullanılması önemlidir. Biyoyararlanımının artması için piperin ile beraber tüketilmesi gerekir. Dolayısıyla zerdeçal karabiber ile birlikte kullanıldığında vücut daha iyi emilim sağlar. Alzehimer hastalarında kurkumin desteği önemlidir. Aynı zamanda kurkumin Parkinson hastalığında da fayda sağlayan bir nöron koruyucudur.

 

  • Kolajen

Kolajen; kemikleriniz, cildiniz, tendonlarınız ve bağlarınız dahil olmak üzere vücudunuzun çoğuna yapı sağlayan bir proteindir. Ağızdan alınan kolajen sindirim sisteminiz tarafından kolayca emilir. Kolajen çoğunlukla sindirimi kolay bir besin takviyesi olarak kullanılır . Kahvenize veya çayınıza ekleyebilir, bir smoothie haline getirebilir veya kıvamını değiştirmeden çorba ve soslara karıştırarak tüketebilirsiniz. Ayrıca yapılan araştırmalar, kolajen takviyesi tüketmenin yaşa bağlı kas kütlesi kaybı olan kişilerde kas büyümesini ve gücünü artırdığını göstermiştir.

 

  • Glutatyon

Glutatyon, vücudun en önemli ve güçlü antioksidanlarından biridir. Çoğu antioksidan yediğiniz yiyeceklerde bulunurken, glutatyon vücudunuz tarafından üretilir. İnsan vücudu glutatyon üretir, ancak diyet kaynakları da vardır. Ispanak, avakado, kuşkonmaz ve bamya en zengin beslenme kaynaklarından bazılarıdır. Ayrıca diyetle alınan glutatyon, insan vücudu tarafından zayıf bir şekilde emilir. Pişirme ve saklama koşulları, yiyeceklerde bulunan glutatyon miktarını azaltabilir.

 

  • Koenzim Q

Hayvan ve bitki dokularında yaygın olarak bulunur. Vitamin E’nin tokoferol formuna benzetilmektedir. Bu özelliğinden dolayı antioksidant olarak vücutta etkinlik gösterir. Kolestrol düşürücü ilaçların, koenzim Q yapımını azalttığı bu duruma ek olarak alımının yararlı olacağı saptanmıştır.

 

  • Probiyotik

Günümüzdeki beslenmedeki önemi açısından “mikroflorayı değiştirerek kullananın sağlığı üzerinde yararlı etkisi görülen canlı, belirli mikroorganizmaları yeterli sayıda içeren ürün” olarak tanımlanabilir. Probiyotikler, LDL (kötü) kolesterolü ve kan basıncını düşürerek kalbin sağlıklı kalmasına yardımcı olur.

Probiyotik, mikroorganizmaların bağırsakta çoğalmasında prebiyotiklerin önemini gündeme getirmiştir. Prebiyotikler ince bağırsak enzimlerince parçalanmayan doğal ve yapay şekerlerdir. Diyet posasının bileşenlerinde yer alır. Probiyotik mikroorganizmalar besin üretiminde ve hazır preparat olarak kullanılabilmektedir. . Probiyotikler, bağırsakta diyet yağının emilimini engeller. Probiyotiklerin kullanıldığı besinlerin başında fermente süt ürünleri gelmektedir. Kefir de probiyotik süt ürünlerindendir.

 

  • Çörek Otu Yağı

Çörek otu yağı, karaciğerin işlevine katkıda bulunur. Önemli oranda protein, alkaloidler ve saponinleri içerir. Antioksidan etkileri vücut direncini artırır. Radrasyonun zararlı etkilerini azaltır. Kan basıncı ve kan şekerini, total ve LDL kolesterolü düşürücü etkilere sahiptir. Ancak çok fazla miktarda çörek otu yağı alımı karaciğerinize ve böbreklere zarar verebilir.

 

  • Alfa Lipoik Asit

Alfa-lipoik asit, bir antioksidan olarak görev yapan organik bir bileşiktir. Hücrelerin mitokondrilerinde üretilir ama aynı zamanda yiyeceklerde ve takviyelerde de bulunur. Kırmızı et ve sakatat gibi hayvansal ürünler, mükemmel bir alfa-lipoik asit kaynağıdır. Ayrıca brokoli, domates, ıspanak ve Brüksel lahanası gibi besinler de alda-lipolik asit içerir. Alfa-lipoik takviyeleri en iyi aç karnına alınır çünkü bazı yiyecekler, asidin biyoyararlanımını azaltabilir.

Düşünce bırak

Wishlist 0
Open wishlist page Continue shopping
Diyet Marketin